1995 yılından bu yana Kemer’de hekimlik yapan Dr. Orhan Yeşilli, yalnızca sağlık alanındaki hizmetleriyle değil, denizcilik kültürünü yayma ve Kemer’in çocuklarını denizle buluşturma çabasıyla da tanınıyor. Kemer Aktüel Dergisi’ne konuşan Yeşilli, meslek hayatından deniz tutkusuna, yelken eğitimlerinden çocuklara yönelik projelerine kadar uzanan hikâyesini anlattı.

31 Yıllık Kemer Hikâyesi

Dr. Orhan Yeşilli’nin Kemer serüveni 1995 yılının Kasım ayında başladı. İlk olarak Kemer Sağlık Ocağı’nda göreve başlayan Yeşilli, o dönemde hekim sıkıntısı yaşayan Kemer Devlet Hastanesi’ne de destek verdi. Başhekim Dr. Güngör Uluer’in talebiyle 1996 yılında hastanenin acil servisinde görev alan Yeşilli, ilerleyen süreçte başhekim yardımcılığı yaptı ve aynı zamanda 112 Acil Servisi’nin kurucu hekimlerinden biri oldu.

Meslek hayatının ilk yıllarını Türkiye’nin farklı bölgelerinde geçiren Yeşilli, mecburi hizmetini Tunceli’de yaptı. Ancak burada bir yıl yerine Irak’ta yaşanan olaylar nedeni ile iki yıl görev yapmak durumunda kaldı. Ardından Didim’de 2,5 yıl sağlık ocağı hekimliği yapan Yeşilli, askerlik görevini Erzincan’da yerine getirdi.

“Askerliğim, Türkiye’nin Kuzey Irak’ta gerçekleştirdiği operasyonlara denk geldiği için biraz uzun sürdü. 1994-1995 yıllarında askerlik yaptım. 1995’te ise Kemer’e geldim. O günden beri buradayım. Toplamda 31 yıldır Kemer’de hizmet veriyorum.”

 

Saroz’dan Antalya’ya uzanan deniz Yolculuğu

Dr. Orhan Yeşilli’nin denizle ilişkisi çocukluk yıllarına dayanıyor. Almanya doğumlu olmasına rağmen Edirne’de büyüyen Yeşilli, Saroz Körfezi’nde babasıyla birlikte balık avlayarak denizle bağ kurduğunu anlatıyor.

“Babamın olta balıkçılığına büyük merakı vardı. Baba-oğul balık avına giderdik. Zamanımın büyük çoğunluğu babamla birlikte denizde geçerdi. Üniversite yıllarımın büyük bölümü de denizle iç içe geçti.”

1990’lı yıllarda babasıyla birlikte kendi teknelerini yapma kararı aldıklarını anlatan Yeşilli, İstanbul’dan aldıkları 6,5 metrelik fiber tekneyi tamamen kendi emekleriyle tamamladıklarını söyledi.

Motor yerleşiminden donanımına kadar teknenin her ayrıntısını kendilerinin yaptığını belirten Yeşilli, bu tekneyle Saroz’dan Antalya’ya uzanan unutulmaz bir yolculuk gerçekleştirdiklerini anlatıyor.

“Askerden döndükten sonra babamın da ısrarıyla Saroz’dan Antalya’ya deniz yoluyla geldik. Böylece Kemer’e ilk adımımı da denizden atmış oldum.”

 

Yelken tutkusu ve kulüp günleri

Kemer’de denizcilik serüveni 2000 yılında Kemer Yat ve Yelken Kulübü ile daha da güçlenen Yeşilli, kulübe katılmasının hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade ediyor.

Kulübün kuruluşuna 1999 yılında katılamadığını ancak 2000 yılında aktif olarak dahil olduğunu söyleyen Yeşilli, o dönemlerde yelken eğitimi almanın oldukça zor olduğunu anlatıyor.

“Türkiye’de yelken öğrenmek isteyen birinin ulaşabileceği bir kaynak, okul ya da eğitim kurumu yoktu. İnsanlar yurt dışından alınmış sertifikalarla çok yüksek ücretlere eğitim veriyordu. Bu bir hekimin bile karşılamakta zorlanacağı bir maliyetti.”

Bu nedenle öğrendiklerini başkalarına aktarma fikrinin doğduğunu söyleyen Yeşilli, ilk eğitimlere küçük bir tekneyle başladıklarını anlatıyor.

“Başlangıçta 5 metrelik bir teknemiz vardı. İnsanlara yelkeni tanıtmayı amaçladık. Daha sonra Marina’da terk edilmiş bir tekneyi onarıp eğitimlerde kullanmaya başladık. O tekne sayesinde eğitimlere ilgi de arttı.”

 

Denizcilik kültürü için bir mücadele

Dr. Orhan Yeşilli’ye göre Türkiye’de denizcilik kültürünün gelişmemesinin en önemli nedenlerinden biri eğitim eksikliği.

O yıllarda amatör denizcilik belgesi almak için bile büyük zorluklar yaşandığını anlatan Yeşilli, bugün gelinen noktada önemli gelişmeler olduğunu ifade ediyor.

“Türkiye’de amatör denizcilik eğitiminin gelişmesi Amatör Denizcilik Federasyonu’nun kurulmasıyla başladı. Bizim kulübümüz de federasyonun kurucu kulüplerinden biridir.”

Eskiden amatör bir tekneyle Antalya’ya seyahat edildiğinde bile liman başkanlıklarına gidip sağlık patenti göstermek zorunda olunduğunu hatırlatan Yeşilli, mevzuatın büyük ölçüde ticari denizcilik kurallarına göre düzenlendiğini belirtiyor.

 

Çocukları denizle buluşturmak

Dr. Orhan Yeşilli’nin en önemli hedeflerinden biri ise Kemer’in çocuklarını denizle tanıştırmak.

Çocukların denizi kendilerine ait bir alan olarak görmediğini söyleyen Yeşilli, bu algının değiştirilmesi gerektiğini düşünüyor.

“Bir çocuk tarlayı kendi tarlası, sokağı kendi sokağı olarak görür ama denize yabancıymış gibi davranır. Elindeki çöpü denize atabilir. Çünkü denizin kendisine ait olmadığını düşünür.”

Bu anlayışı değiştirmek için yıllardır çalıştığını belirten Yeşilli, denizin de vatanın bir parçası olduğuna dikkat çekiyor.

“Biz ‘bir avuç toprağı teslim etmeyiz’ diyoruz. Peki neden bir avuç denizi teslim ediyoruz? Deniz de bizim.”

 

Denizle büyüyen nesiller

Dr. Yeşilli, denizcilik eğitiminin küçük yaşlarda verilmesi gerektiğini düşünüyor. Bu nedenle çocukların ailelerini de sürece dahil eden yeni bir proje üzerinde çalıştıklarını söylüyor.

“Önce erişkinleri eğitelim diye düşünmüştük ama sonra fikrimizi değiştirdik. Önce çocukları denizle tanıştıralım dedik. Öyle bir tekne tasarlayalım ki çocuk annesini babasını davet etsin.”

Bu projenin en büyük hedefinin gençleri denizle buluşturmak olduğunu söyleyen Yeşilli, halk tipi küçük bir tekne projesi üzerinde çalıştıklarını belirtiyor.

“Eğer bunu başarabilirsek gençlerin denize ulaşmasını sağlayacak çok önemli bir adım atmış olacağız. Bizi en çok mutlu edecek şey de bu olacak.”